Kim-Jong Un...
O, Kuzey Kore lideri Kim-Jong Il'in üçüncü ve en genç oğlu.
Ve kuşkusuz bundan böyle dünya adını çok daha sık duyacak.
Babasının ölümü Kuzey Kore'yi yasa boğdu.
Şimdi tüm gözler onda.
Nasıl olmasın ki!
"Büyük Veliaht" ilan edildi.
Dünyanın en kapalı ülkesi bundan böyle ondan sorulacak.
Peki, babasının ölüm gününde ülkenin kuzey kıyılarında füze denemesi yapan bu genç adam kim?
Aslında hakkında çok bilgi yok, anlatılanların çoğu iddiadan ibaret. Hatta doğum tarihi bile tartışmalı. 1983 ya da 1984'de doğduğu sanılıyor, bazı kaynaklar 1982’yi işaret ediyor. Pyongyang’a göre ise 8 Ocak 1984’de dünyaya geldi. Babası iyi eğitim görmesini istedi. İsviçre'de İngilizce eğitim veren Berne School’a gitti, 2000'e dek bu ülkede kaldı. "Pak Çol" takma ismini kullandı. Daha sonra Gümlingen'deki bir devlet okulunun yolunu tuttu. Babasının ne iş yaptığını soranlara hep "Şoför" yanıtını veriyordu. Güvenlik için kimliğinin gizli tutulması Pyongyang yönetiminin emriydi ama o dayanamayıp arkadaşlarından birine Kuzey Kore liderinin oğlu olduğunu itiraf etti. Tabi ona inananacak kimse çıkmadı.Kim-Jong Un arkadaşlarına göre utangaç bir gençti. İletişim kurmaktan kaçınıyordu. Fakat rekabetçi karakterini hemen fark ettirdi. Hele basketbol söz konusu olduğunda. İdolü bir Amerikalı; basketbolun efsane ismi Michael Jordan’dı. Hatta arkadaşlarının iddiasına göre Kobe Bryant ve Toni Kukoç gibi meşhur basketbolcularla tanışıp fotoğraf çektirmişliği bile vardı.
Baba Kim'in oğlunun eğitimi için İsviçre’yi seçmesi ise boşuna değildi. Zira İsviçre Kore yarımadası'ndaki kargaşada tarafsız tutum takınan ender ülkelerden biriydi. Kim-Jong Un babasının emriyle yurtdışında eğitim görüyor, yabancı diller öğreniyordu ama o da bir çocuktu. 2001'de sahte pasaportla Tokyo’daki Disneyland'ı ziyaret edince yakalandı. Ağabeyinin "kadınsı" (!) tavırları babasını rahatsız etmeseydi kim bilir belki de suratına kapatılan liderlik kapısı yeniden aralanmayacaktı. Kim; babasının gözünden bir daha düşmemek için çok dikkatli davrandı.Kore'de bilgisayar bilimi eğitimi gördü. Yıllarca gözden ırakta olmayı başardı. Öyle ki; 11 yaşından 2010 Haziran’ına dek tek kare fotoğrafı dahi çekilmedi, çekildiyse de kimse onun yüzünü göremedi. Parti konferansına kadar. O toplantıda babasının iki yanındaki koltukta yer alması liderlik koltuğunun varisi olduğunun da açık bir kanıtıydı. Zaten birkaç ay sonra "Daejang"lığa getirildi. Genç adam Kuzey Kore ordusunun generali ve iki numaralı ismiydi. Hem de hiç bir askeri deneyimi olmamasına rağmen...
Babasının eski yaverine göre Kim-Jong Un Kuzey Kore toplumunun içinde bulunduğu durumu içten içe sorguluyordu. Hatta bir gün "At biniyor, basketbol oynuyor hatta jet-ski'ye bile binip eğleniyorum. Peki ya Kuzey Kore halkının hayatı ne âlemde?" diye ülkesindeki yoksulluğu eleştirdiği iddia edildi. Tabi bu iddia da diğerleri gibi doğrulanmadı.
Kimine göre Kim-Jong Un ordu ve partiye kendini kabul ettirdi.
Bazıları ise siyasi tecrübeden yoksun genç liderin otorite krizine yol açabileceği düşüncesinde. Kim-Jong Un’un yurtdışı deneyimi pek diplomatik görünmese de sırf bu yüzden babasına kıyasla daha yenilikçi olabilağı aşikar. 1996 ile 1999 arasında bir milyon insanın açlıktan öldüğü ülkede; çiçeği burnunda liderin sefalete rağmen nükleer silahlanma programına devam edip etmeyeceği ise belli değil. Şimdilik tek bilinen bundan böyle atacağı her adımın, vereceği her kararın onun için Disneyland’a kaçak girmekten çok daha riskli ve önemli olacağı.



